Ülkemizde Tarımın Durumu Ve Gençlerin Tarımdaki Rolü

Köyden kentte göç  olgusu  1950’ li yıllara dayanmaktadır.İlk etapta sorun olarak algılanmamıştır ancak sonrasında kent yaşamı açısından sorunlar ortaya çıktığı görülmüştür .Göç eden ailelerin kentteki yaşam  standardının düşüklüğü dikkat çekmiştir .Kentin gerçek nüfusunu oluşturan kentli olarak algılayabileceğimiz kesim de bu göç  dalgasından olumsuz olarak etkilenmiştir.Ancak bizim asıl ilgilendiğimiz de köyden kentte olan  göç dalgasının olumsuz etkilerine maruz kalmış olan tüm ülkemiz halkıdır.Anlatmak istediğim kentli kesimi ,göç eden kesimi  ve köyde kalan kesimi beraberce ilgilendirmektedir .Vurgulamak istediğim kısaca geleceğimizdir .Burada sorunlarımıza ana hatları ile değinmek istiyorum .Burada gençlerimizin tarıma bakış açısını ve tarımsal eğitime bakış açılarını sorgulayarak sorunların çözümü için neler  yapılabilir diye genç beyinlerin fikirlerini merak ediyorum açıkçası .Bu sayede sorunlara bir de bu pencereden bakmak istedim .

Göçlerin ana nedeni gibi görünen  öncelikle kırsal kesimdeki işsizlik oranının hızla yükselmesidir . Bu işsizlik artan nüfusla birlikte ekim-dikim yapılabilecek arazilerin azalmasına sebep olmuştur.Coğrafi nedenler de ekim –dikim yapılabilecek  arazilerin azalmasında etkili olmuştur .Aslında sebep çoktur .Ama sebepten çok sonuca ve de etkilere odaklanmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.İşsizlik profilinde göze çarpan ise genç nüfusun olmasıdır .Bu genç nüfus aynı zamanda tarımı cazip bir istihdam alanı olarak görmemektir.Kentin cazibesi de bunda etkili olmuştur.Dolayısıyla  genç sektörlerinin ,düşük vasıflı iş gücü talebi de genç nüfusun köyden kente göçünü tetiklemededir .Genç nüfusun kente  göç etmesi ile çiftçiliğe ilgisinin hızla düşmesi ise dinamik bir kırsal ekonomi  için ihtiyaç duyulan üretken iş gücünün kaybı ve sürdürülebilirlik için tehdit oluşturmaktadır .

Ülkemizde tarımın durumu Anadolu insanının yüzyıllar boyunca en önemli geçim kaynağı tarım olmuştur . Cumhuriyetin kurulmasından  itibaren 1980 li yıllara kadar ithalata gerek duyulmamıştır .Seksenlerden başlayarak birçok alanda gelişmeler kaydedilirken tarım alanında gerileme olmuştur.Türkiye ‘de  köyden ,kentte  1950 ‘li  başlamıştır.Başlangıçta bu durum sorun olarak algılanmamıştır ,tam aksine artan sanayi  kolları sebebiyle iş gücü ihtiyacını karşıladığından dolayı cazip hale gelmiştir.Fakat sonrasında birçok sorun ve sıkıntı baş göstermiştir.En başta tarım gerilemeye başlamıştır .Sonrasında göç dalgaları kentsel yaşamı olumsuz etkilemiştir.Köyden kentte gelen nüfusun köyde yaşadıkları hayatta daha düşük standartlarda yaşamalarına sebep olmuştur.

Gençlerin tarımdaki rolü ülkemizde köyden kentte göçün tetikleyicisi birçok neden vardır .Hızlı nüfus artışı,tarım alanlarının miras yoluyla parçalara ayrılması ,eğitim hizmetlerinin ,alt yapı ,kan davaları,terör  olayları ,iklim ve yer şekillerinin olumsuzlukları köyden kentte göçü etkileyen faktörler olmuştur.Göç sebebiyle  genç nüfus tarımdan uzaklaşmıştır.Bu da yakın gelecekte tarımla uğraşan kimselerin kalmayacağını ,verimli arazilerimizin de zaman içine boş bırakılmaktan erozyona uğrayacağını sonuç olarak tarım arazilerinin yok olacağını göstermektedir .

Gençlerin tarıma olan ilgisi hakkında bilgi sahibi olmak ve bu şekilde tarımı canlandırmak gerekmektedir. Ziraat Fakültesi öğrencilerine ziraat hakkında görüşleri ve tarımın geleceği hakkındaki fikirleri sorulmalı fakülteye bilinçli olarak mı geldikleri yoksa tesadüfen mi kazandıkları sorulmalı .Bu şekilde  fakültede okuyan öğrencilerin bilinçli bir ziraat mühendisi adayı olabilirler bu şekilde ülkemize daha faydalı ,yararlı mühendisler yetişebilir.

Tarım sorunları sadece ülkemizde değil dünyada da mevcuttur.Bunu tetikleyen en önemli faktör nüfus artışıdır .Artan nüfus nedeniyle toprak ve su başta olmak üzere doğal kaynaklar aşırı miktarda tüketilmektedir .Özellikle kuru toprak alanlarında sulamanın yaygınlaşması ve çoğalması için çalışılmalıdır .Baraj sayısı artırılmalı ,toprak yapısı bilinerek hareket edilmeli ,ıslah ,sulama ,gübrelemeye gereken önem verilmeli.Suni gübre kullanımı dışa bağılı olmaması gerekiyor çünkü maliyeti oldukça fazla .Bunun yerine yerli üretilmiş gübrelerin tercih edilmesi Türkiye ekonomisine de olumlu katkı sağlayacağını düşünüyorum .

Modern tarım yöntemleri bir ülkenin ekonomisini  ve geleceğini tayin eder,iş alanlarını açar.Bilimsel yöntemlere açık olmak tarımı geliştirir.Bu sayede işçilere,toprak sahibine ,sanayicisinden  ihracatçasına tarımla geçinen her insan grubuna eşit oranda fayda sağlar .Böylece ülke ekonomisine de katkı sağlar Bu da genç nüfusun göç etmesinin önüne geçecektir.Genç nüfusun göç etmemesi demek tarımın yeniden dirilmesi ,canlanması diyebiliriz.Sonuç olarak ziraat mühendisleri ,çiftçi öğrencileri ,çiftçi halkı ,alanında uzman akademisyenler bir araya gelerek tarımın taze kan ihtiyacını karşılamalı tarımsal sorunları bilimden güç alarak ,ülke ekonomisine olumlu katkı sağlayarak çözümler üretebilirler.Bunun için ise doğru kapıya uygun olacak anahtarın gençlik olduğunu unutmamalıyız .

ZİRAAT MÜHENDİSİ

BETÜL KAYA

                                                                                                                                                   

                                                                                                                                                          

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp İhbar Hattı