Temmuz’un On Beşinci Gecesi

Temmuz’un on beşinci gecesinde namert eller zırha büründü.

Zırhlar millete ölüm olup içindeki nefreti kustu.

Maskenin altında gizlenmiş nefret, kin ve hainlik,

Millete esaret gömleğini giydirmek istiyordu.

Milletin eline, ayağına bir pranga vurmak istiyordu.

Temmuz’un on beşinci gecesinde tanklar, uçaklar,

Yıldırım yaylımı alevleri, yangını veriyordu açık sinelere.

O kadar kin ve nefret bürümüştü ki gözlerini,

Milletin sesi olan meclise bile veriyordu yangını.

Milletin egemenliğine bir darbeydi yapmak istedikleri.

Temmuz’un on beşinci gecesinde milletin namusuna,

Şehit kanlarıyla sulanmış cennet vatana,

Dalgalanan ay yıldızlı bayrağa,

Minarelerden yükselen ezana,

İslam’ın son kalesine bir darbeydi yapmak istedikleri.

Temmuz’un on beşinci gecesinde bir çağrı yapıldı millete,

Çağrıyı yapan milletin ta kendisiydi, Başkomutandı.

Çağrı dalga dalga oldu Anadolu’ya yayıldı,

Meydanlar, caddeler, sokaklar hınca hınç dolup taştı.

Siper etti gövdesini hayasızca akına karşı.

Temmuz’un on beşince gecesinde minarelerden ezanlar, selalar yükseldi semaya,

Milleti kıyma çağırdı adeta,

Diril ey Türk milleti diril, yurdunu alçaklar sarıyor,

Dinin temeli olan ezana na-mahrem eli uzanıyor,

Diril ey şehit oğlu şehit diril, ecdadının mirası olan vatanın elden gidiyor diyordu adeta.

Temmuz’un on beşinci gecesinde “Asımın nesli” dirildi.

Bedr’in arslanları şahlandı,

Çanakkale’deki on beşliler kükredi,

Nene hatunlar, Şerife bacılar, Hasan Tahsinler bir olup,

Ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım diye haykırdılar.

Temmuz’un on beşinci gecesinde bir millet uykudan uyandı.

Altında binlerce kefensiz yatan ecdadının mirasına,

Dalgalanan ay yıldızlı bayrağa, minarelerden yükselen ezana sahip çıktı.

Anadolu kıtasında yeni bir çağ açıldı.

Temmuz’un on beşinci gecesinde, çılgın Türkler dirildi,

Temmuz’un on beşinci gecesinde ümmet dirildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp İhbar Hattı