Kadim Coğrafya Kadim Devlet -2

Kadim bir coğrafyada var olan devletimiz, kudretli, haşmetli ve de bir o kadar köklü bir devlettir.

Kadim devlet o dur ki; milletin alın teri ile emekler üstüne inşa edilen, şehitlerin ruhlarıyla manevi iklimin tüm vatan toprağını kapladığı, kadim şehirlerden yükselen kutlu sesin gök kubbede yankılandığı, göğe yükselen sancağın düşmanın bağrına bir ok gibi saplandığı, dostun ise gölgesinde huzur ve sükun bulduğu, insan yaşatmanın devlet yaşatmakla eş değer tutulduğu, bir anlayışın ve bir kadim medeniyetin varlığıdır.

Kadim devlet o dur ki; Orta Asya’da kükreyen Metehan, “Tanrı’nın Kırbacı” olan Attila, Oğuz Kağan ile destanlaşan mazi, Malazgirt’te şahlanan Alparslan, Ertuğrul Gazi ile yeniden yola revan olan, Osman Gazi ile vücut bulan, Fatih’in kılıcı ile yükselen, Yavuz’un kutsal emanetler ile kucaklaştığı, Kanuni’nin zirve yaptığı, Abdülhamid Han’ın feraseti ve siyaseti ile şuur abidesi olan bir şaheserdir.

Kadim devleti ebedi kılacak olan ruh ise işte bu maziye sahip çıkacak olan irade sahibi, kadim milletin evlatlarıdır.

Kadim devlet, Anadolu’nun bağrında yakılan ateşle zalimlerin sinelerinde bir alev topu, mazlumların sinelerinde umudun müjdecisi olmuştur.

Kadim devlet, Anadolu topraklarında kök salmış, dalları kadim coğrafyalara uzanan, yapraklarında huzur damlaları taşıyan rahmetin ve bereketin müjdecisi olmuştur.

İşte Anadolu’nun bağrında yanan ateş ile kendi ruhunda yanan millet ve devlet ateşini ebedi kılacak olan bu kadim milletin evladı, kendine yönelen namluları kıracak, mukaddesatına saldırmak isteyen hain güruha kılıç sallayacak, hür iradesini esir almak isteyen şuursuz ve ruhsuz, hastalıklı iradeye teslim olmayacak, milleti ve devleti ebedi kılma gayesiyle yoluna devam edecek olan bir iradeye sahip olmalıdır. Çünkü kadim devlet ondan bu vazifeyi beklemektedir.

Kök salan kadim devletimizin dallarını budamak isteyen, gövdesinden kesmek hatta ve hatta kökünü bile kurutmak isteyen haçlı artıkları, millet ve devlet düşmanları, şahsiyet fukarası, şuursuz ve fütursuz emeller peşinde koşan, illet ve zillet çukuruna düşmüş şahsiyetler mevcuttur.

İşte kadim milletin evladı bu şahsiyetlere geçit vermeyecek, bedel ödemekten de geri durmayacaktır. Bedel ödenmeden ne vatanın anlamı vardır ne de sevdanın.

Sevdası vatan olan kadim milletin evladı;

Bu kadim devlet, bize nice isimsiz kahramanların, nice vatan uğruna şehit olan Mehmet’in, nice harp meydanlarında kılıç sallayan ecdadın mirasıdır.

Bugün miras bizdedir lakin yarın bu mirası Asımın nesline bırakmak için mücadelemizin çetin olduğunu unutmamak lazım.

Kadim devlet bizim mücadelemiz, azmimiz ve kuvvetimizle kudret bulacak; nesillerde de sarsılmaz ve yıkılmaz bir iradeye bürünecektir.

Bu kadim devlet ebedi olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp İhbar Hattı